Borçluya kolaylık...

Mustafa Bey zengin bir tüccardı. Şehrin çeşitli ilçelerinde açtığı on beş mağazayla beyaz eşya ticareti yapıyordu. İşleri fena sayılmazdı, iyi kazanıyordu. O çalışıyor, Allah da ona çalışmasının karşılığını fazlasıyla veriyordu.

Derken günün birinde ansızın ölüm meleği kapısını çalıverdi. Her canlının başına gelen onun da başına geldi ve bu dünya hayatından öteki âleme göçtü. Sevdiklerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı, mezarına defnedildi. Uğrunda gece gündüz didinip durduğu bütün malını mülkünü ardında mirasçılarına bıraktı. Paranın ve zenginliğin işe yaramadığı, sonsuz yeni bir hayata başladı.

Kabirdeki bu yeni hayatında onu sorgu melekleri karşıladı. Onun amellerini incelediler, fakat hiçbir iyi amelini bulamadılar. Bunun üzerine ona: "Sen dünyada yaşarken hiçbir iyi iş yapmadın mı?" diye sordular. Adam üzüntüyle başını eğdi.

"Hayır." dedi. "Hiçbir iyiliğim yok."

Melekler:

"İyi düşün." dediler.

Adam gözyaşları içinde:

"Yok." dedi. "Hiçbir iyi amelim yok! Ne yapacağım ben şimdi?!" dedi.

Melekler tekrar:

"Bir daha düşün. İyi amelin yoksa burada işin çok zor." dediler.

Adam:

"Dünyadaki ömrümden hatırlayabildiğim tek iyiliğim, borçlularıma gösterdiğim kolaylık." dedi. "Ben, insanlara eşya satar, bu sebeple onlar da bana borçlanırlardı. Borçların vadesi geldiğinde hâli vakti iyi olanlardan sadece verdikleri kadarını alır; arkasını aramazdım. Hâli vakti iyi olmayanların ise, ya borçlarını istedikleri tarihe kadar erteler ya da tümüyle silerdim. İşçilerime de borçlulara kolaylık göstermelerini emreder, "Borçluya kolaylık gösterin ki, Allah da bize kolaylık göstersin. Hâli vakti iyi olmayanların borçlarını silin ki, belki böylelikle Allah da bizim günahlarımızı siler." derdim. Bunun dışında hiçbir iyiliğim yok." dedi.

Her şeyden haberdar olan, her şeyi görüp bilen, hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı Allah onların bu konuşmalarından da haberdardı.

Kulunun bu davranışından çok memnun olup, dünyada yaptığı iyiliğinin karşılığını ona âhirette fazlasıyla vermek istedi. Meleklerine: "Hâli vakti iyi olmayanları kayırmaya biz ondan daha layığız. Bugün de onun hâli vakti iyi değildir. Dünyada kullarıma kolaylık gösteren bu kuluma siz de şimdi burada kolaylık gösterin ve onun günahlarını silin." diye emretti. Böylece borçlularına zorluk çıkarmayan o kulun günahları silinip affedildi.

Hikâyenin Bize Öğrettikleri:

1-İnsanların öldükten sonra amellerinden dolayı hesaba çekilecekleri kesindir. Allah Kur'an-ı Kerim'de, Peygamberimiz de hadislerinde bunu pek çok defa haber vermiştir. Öyleyse bu hesapta kazananlardan olmak için şimdiden hâl ve hareketlerimizi denetlemeliyiz. Kötülüklerimizi -hiç olmazsa- olabildiğince azaltmalı; iyiliklerimizi de elimizden geldiğince çoğaltmalıyız. Bunun için gayret etmeli hatta birbirimizle yarışmalıyız.

2-Hiçbir iyiliği küçük görerek yapmaktan vazgeçmemeliyiz. Küçük büyük her bir davranışımızın Allah katında önemli olduğunu, melekler tarafından yazıldığını ve mükâfatını veya cezasını göreceğimizi unutmayalım.

3-Bize karşı maddî - manevî borcu olanları, sürekli yüzlerine vurarak onları minnet altında bırakıp incitmeyelim. Aksine onlara bu konuda hoşgörü ve kolaylık gösterelim ve bu davranışımızın karşılığını da insanlardan değil Allah'tan bekleyelim.

Sonra unutmayalım ki, hiç kimse Allah kadar zengin ve cömert değildir ve asla onun verdiği kadar veremez.

Popüler Yayınlar