Birbirine balta vermeyen dört kardeş...


Vaktiyle 4 kardeş var idi. Bu 4 birader her gün evlerinden çıkıp, faidesiz eğlenceler ile vakitlerini geçirirlerdi. Bu çocukların büyüğü, daima elinde bir balta olarak, bayır ormanlık yerlerde öteyi beriyi kesip kazmak ile uğraşır idi. Öbür biraderleri ise her zaman kendisiyle beraber giderler ve balta ile ne işlediğine bakarlardı.

Bir gün bu çocukların biri, büyük ağabeysine "aziz kardeşim, biraz baltayı bana ver şurada bir şey keseceğim" dedi. Lakin kardeşi baltayı kendisine vermedi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, yine bu çocuk baltayı tekrar talep eyledi ise de, alamadı. Bir zaman sonra baltayı en küçükleri istedi; buna dahi sert bir çehre ile vermeyeceğini anlattı. Nihayet çocukların, baltayı her gün talep etseler, alamayacaklarına akılları erdi.

Bunun üzerine her biri para katıp birer balta aldılar. Bir de bir gün, büyük biraderleri deniz kenarında odun yarmakta iken, her nasılsa baltasını denize düşürüp kaybetti. İşi yarım kaldığı cihetle, koşarak kardeşlarinin birine gidip "aman birader! Baltamı kayıp eyledim. Bununla beraber işimi de bitiremedim. Rica ederim baltanızı biraz bana veriniz de, şu işimi tamamlayıp, bitireyim" dedi. Bunun üzerine kardeşi "geçende sen baltanı bana vermedi idin, şimdi de ben sana baltayı vermem" diye cevap verdi. Bunun üzerine kalkıp öteki biraderine gidip baltayı istedi. O da aynı şeyleri söyledi. Sonra üçüncü biraderi olan en küçük biraderinden yardım istedi. Bu biraderi "her ne kadar sen baltayı bana vermedi isen de, ben senden âlicenap olduğumdan işte baltayı sana veriyorum. Hem de rica ederim kendi baltan gibi kullan" deyip baltayı verdi. En küçük kardeşini bu cömertliği çocuğun kalbine ziyadesiyle tesir ettiğinden, gözleri dolu olarak "lütfunuz pek büyüktür. Fakat benim etmiş olduğum insaniyetsizliği af ederek, şu ettiğiniz âlicenaplık daha büyüktür. Bu halde sahihan benim biraderim imişsin" dedi. Biraderi dahi "hepimiz bir pederin evladı değil miyiz? Cümlemiz bir kandan vücuda gelmedik mi?" diye cevap verdi.

Bunların bu hallerini Allah'ın emirlerini yerine getirip, haramlarından kaçınan bir insan olan babaları duyunca, hepsine hitaben "büyük kardeşiniz insaniyetsizlik eyledi, lakin pişman oldu. Onun küçüğü dahi insaniyetsizlik etti, çünkü cahillik etti. Daha küçüğünüz de yine insaniyetsizlik etti. En küçüğünüzün gönlü ise, hakikaten sultan imiş. Zira fenalık edene âlicenaplık eyledi" dedi.

İşte bu çocuklar pederlerinin şu sözlerinden dersler çıkarıp, daima biri birine yardım ve iyilik ederek büyüdüler ve safa ile ömür sürdüler.

Popüler Yayınlar