ÇOCUKLARU YAŞAMAYAN KADIN


Bir kadın vardı. Her yıl doğurur, çocukları ise, altı aydan
fazla yaşamazdı. Kadın yirmi çocuk doğurmuş yirmisi de
ölmüştü. Her çocuğun ardında feryat ederdi. Sonunda, ''Ey
Allahım! Bu çocuklar bana dokuz ay yük olur, bense onlar altı
aydan fazla sevemem. Altı ay geçmeden elimden alırsın''
diyerek canını yakan ıstıraptan şikâyet etti.
O gece rüyasında cenneti gördü. Cennetteki sayısız nimetlerin
arasında kendi adının yazılı olduğu bir köşk vardı. Kadına,
''Bu köşk acılara katlanan, ıstıraplara tahammül eden, Allah
sevgisiyle her şeyini feda edenindir. İbadetlerinde gevşeklik
gösteren kullarını, Allah musibetleriyle sınar'' dediler.
Cennet nimetlerini görmenin sarhoşluğuyla kadın,
''Allah'tan gelen başım gözüm üstüne'' dedi. Yavaş yavaş
cennet bahçesinde ilerleyip köşküne girdiğinde, bütün
çocuklarının orada olduğunu gördü.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
Bir annenin çocuğu ölünce Allah (c.c) meleklerine,
''Kulumun çocuğunun ruhunu aldınız mı?'' der. Melekler,
''Evet'' derler. Cenâb-ı Hak, ''Onun kalbinin yemişini,
hayatının meyvesini kopardınız mı?'' der. Melekler, ''Evet''
derler. Allah Teâlâ, ''Kulum ne dedi?'' diye sorar. Melekler,
''Sana hamdetti. Biz Allah'a teslim olmuşuz, ancak ona
döneriz' dedi'' derler. O zaman Allah Teâlâ, ''Kulum için
cennette bir ev yapın, o evin adını da, hamd evi diye koyun''
buyurur.

Popüler Yayınlar